Her çocuğun birkaç çizgi film kahramı olurmuş, işte benimkilerde Örümcek Adam ile Calliou. Hiçbir bölümlerini kaçırmadan izliyorum. Hatta bazen uyumadan mutlaka Calliou ile vedalaşıyor ona iyi geceler diyorum öyle uyuyorum. Bu arada ne demek istediğimi unutacaktım. Amcam bana Spiderman yani Örümcek Adam seti göndermiş. İçinde bir sürü dergi var, okumasını bilmiyorum ama resimlerine bakıp olayı anlayabiliyorum. Spiderman yapıştırmalarıda var. İki tanede CD var, içinde onlarca çizgi film var. Ama en çok Calliou maskesi göndermiş amcam ona sevindim.
Halamda bana süper Bowling seti göndermiş, arada babamla oynuyoruz. Çok eğlenceli bir oyun, bazen arada yıkamayınca sinirlenip topu babama atıyorum ama gün geçtikçe daha iyi oynama başladım.
Biz çocuklar hediyeleri çok severiz hele gelen hediyeler oyuncaksa daha çok seviniriz.
Paşanın Gastesi
3 Temmuz 2010 Cumartesi
28 Haziran 2010 Pazartesi
Grip Oldum
Sabah 8:30 gibi uyandım, hiç keyfim yoktu. Her sabah yataktan çıkmak için can atardım ama bu sabah öylece yatmak istiyordum. Kendime şaşırdım, ilk defa böyle tuhaf hissediyordum kendimi, galiba Calliou daha başlamamıştır diye düşündüm. Biraz daha uyumak için vaktim vardır o zaman. Ama babam yatağında değil, bugün yine okula mı gitti acaba? Geçen gün tatil ile ilgili birşeyler söylüyordu. Daha tatil gelmedi mi? Bir dakika içeriden sesler geliyor, evet babam evde, ama ben hiç iyi değilim. Bu sabah beni kucağına al diye ağlayamayacağım. Annemi uyandırayım bari.
Biraz seslendikten sonra annem uyandı, doğru televizyon başına Calliou başlamış. Ama benim Calliou bile izleyesim yok hatta kahvaltı bile canım istemiyor. Annem durumu farketti. Telefonla randevu aldı, güzel hemşire ablaların yanına gideceğiz yine.
Zar zor kahvaltımı ettikten sonra evimizin hemen yanıbaşında olan hastaneye ulaştık. Ablalar yine beni sevmek için can atıyor, çok mu yakışıklıyım ne? Doktor amcada çok nazik bir adam hiç canımı acıtmıyor. Neyse önemli birşeyim yokmuş, yaz gribi yani halk arasında saman nezlesi olarak bilinen hastalıktan olmuşum. Sıcakta çok oyun oynayıp, az sıvı tüketince olmuşum. Keşke annemi ve babamı dinleseydim. Ama artık önemli değil sadece o iğrenç ateş düşürücü ve ağrı kesici şuruptan biraz içeceğim, evde dinlenip bol sıvı alacağım, bir de herzamanki gibi dengeli besleneceğim. Meyve ve sebze yemeğini biraz daha artıracağım. Zaten kiraza bayılıyorum.
Bence siz de bu mevsimde dikkat edin, çok oynayın ama bol miktarda sıvıda tüketin, en önemlisi büyüklerinizin sözünü dinleyin.
Etiketler:
ateş,
bebeklerde grip,
çocuklarda grip,
grip,
Paşadan,
uyku problemi,
yaz gribi
25 Haziran 2010 Cuma
Çikolata Aşkımız
Kim sevmez ki çikolatayı? Tabiki çocuklarda çok seviyor. Paşam çikolata gördüğü zaman adeta kendinden geçiyor, çikolatayı yerken onu gözleriyle seviyor. Kendi deyimiyle "çoko" hayatının vazgeçilmez bir parçası. Çikolata yeme anı birçok video sitesinde en çok izlenenler bölümüne seçilecek kadar güzel görüntüler ortaya çıkarıyor.
Ancak yazın gelmesi ve havaların ısınması Paşayı bu zevkten biraz mahrum bıraktı. Havaların ısınması ile alerji olma ihtimali artınca çikolata tüketme miktarını daha da kontrol altında tutmamız gerekti. Her markete girdiğimizde çikolataların bulunduğu reyona karşı kalkıştığı hücümlara biraz ara vermesi gerçekten onu fazlasıyla zorluyor.
Paşanın çok çikolata tüketmesinden dolayı biraz araştırma yapma gereği hissettim.
Çikolatanın Yararı ve Zararı
Yararları;
- Çikolata mutluluk kaynağı: Michigan Üniversitesi'nden Adam Drownowski çikolata sayesinde beynin opioid (doğal keyif verici madde) salgıladığını ve bu sayede kişinin kendini iyi hissettiğini söylüyor.
- Çikolata ömrü uzatıyor: San Diego'daki Neurosciences Institute profesörleri ise çikolatanın yapısında cannabinoid (marihuana) etkisi yaratan üç madde olduğunu söylüyorlar. Bunlardan biri zihnimizi açan ve bize enerji veren dopamin, bir diğeri beynimizde zaten bulunan ancak çikolatayla etkisi artıp bizi gevşeten anandamid, sonuncusu da mutluluk hormonu endorfin.
-Çikolata stresi azaltıyor: Çikolatanın içinde bulunan bir maddenin uyarıcı etkisi bulunduğunu ve bunun da kişiye kendini iyi hissettirdiğini savunuyor.
-Çikolata bağışıklığı güçlendiriyor: Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı demir ve çinko çikolatada bolca var.
Zararları;
Çikolata kolestrolü artırıyor: Çikolatadaki doymuş yağ oranı, kandaki kolesterol seviyesinin artmasına neden olmuyor.
Çikolata bağışıklık yapıyor: Mutluluk sağladığı ve lezzetinden dolayı bağımlılık yapıyor. Uzmanlar bu bağımlılığın psikolojik olduğunu söylüyor.
Bir uzman : "Çikolatayı şişmanlatır diyerek bir kenara koyamayız" diyerek çikolatanın fındık, fıstık gibi yemişlerle birleştiğinde kalorisinin arttığını ve özellikle kilo sorunu olan kişilerde obeziteye neden olduğunu söylüyor. Ek olarak "Günde 150 gram çikolata yemek tabii ki zararlı. Eğer bitter dışında çikolata yeniliyorsa 50 yerine 25, 70 yerine 35 gram yani yarı yarıya tüketilmeli" diyor.
Herşeyde olduğu gibi çikolata konusunda da ayarı tutturduktan sonra bu mutluluktan seni mahrum bırakmak hiçte adil görünmüyor. Yarasın Paşama!
Not: Çikolata konusunda verilen bilgiler anonimdir. İhtiyaç duyulduğunda lütfen doktorunuza başvurun.
Ancak yazın gelmesi ve havaların ısınması Paşayı bu zevkten biraz mahrum bıraktı. Havaların ısınması ile alerji olma ihtimali artınca çikolata tüketme miktarını daha da kontrol altında tutmamız gerekti. Her markete girdiğimizde çikolataların bulunduğu reyona karşı kalkıştığı hücümlara biraz ara vermesi gerçekten onu fazlasıyla zorluyor.
Paşanın çok çikolata tüketmesinden dolayı biraz araştırma yapma gereği hissettim.
Çikolatanın Yararı ve Zararı
Yararları;
- Çikolata mutluluk kaynağı: Michigan Üniversitesi'nden Adam Drownowski çikolata sayesinde beynin opioid (doğal keyif verici madde) salgıladığını ve bu sayede kişinin kendini iyi hissettiğini söylüyor.
- Çikolata ömrü uzatıyor: San Diego'daki Neurosciences Institute profesörleri ise çikolatanın yapısında cannabinoid (marihuana) etkisi yaratan üç madde olduğunu söylüyorlar. Bunlardan biri zihnimizi açan ve bize enerji veren dopamin, bir diğeri beynimizde zaten bulunan ancak çikolatayla etkisi artıp bizi gevşeten anandamid, sonuncusu da mutluluk hormonu endorfin.
-Çikolata stresi azaltıyor: Çikolatanın içinde bulunan bir maddenin uyarıcı etkisi bulunduğunu ve bunun da kişiye kendini iyi hissettirdiğini savunuyor.
-Çikolata bağışıklığı güçlendiriyor: Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı demir ve çinko çikolatada bolca var.
Zararları;
Çikolata kolestrolü artırıyor: Çikolatadaki doymuş yağ oranı, kandaki kolesterol seviyesinin artmasına neden olmuyor.
Çikolata bağışıklık yapıyor: Mutluluk sağladığı ve lezzetinden dolayı bağımlılık yapıyor. Uzmanlar bu bağımlılığın psikolojik olduğunu söylüyor.
Bir uzman : "Çikolatayı şişmanlatır diyerek bir kenara koyamayız" diyerek çikolatanın fındık, fıstık gibi yemişlerle birleştiğinde kalorisinin arttığını ve özellikle kilo sorunu olan kişilerde obeziteye neden olduğunu söylüyor. Ek olarak "Günde 150 gram çikolata yemek tabii ki zararlı. Eğer bitter dışında çikolata yeniliyorsa 50 yerine 25, 70 yerine 35 gram yani yarı yarıya tüketilmeli" diyor.
Herşeyde olduğu gibi çikolata konusunda da ayarı tutturduktan sonra bu mutluluktan seni mahrum bırakmak hiçte adil görünmüyor. Yarasın Paşama!
Not: Çikolata konusunda verilen bilgiler anonimdir. İhtiyaç duyulduğunda lütfen doktorunuza başvurun.
Etiketler:
Babasından,
çikolata,
çikolatanı faydaları,
çikolatanın yararı,
çikolatanın zararı
23 Haziran 2010 Çarşamba
Özür Dilerim Senden
Bugün gerçekten çok zor bir uyuma evresi geçirdik, uyumak istemiyorsun ben seni zorluyorum, uyuman gerektiğini söylüyorum senin tabirinle ‘amam’ diyorsun, ayağıma yatınca tekrar kalkmak istiyorsun. Bu denemeler 3 saate yakın sürdü ama sonunda uyudun.
Annem, canım, bitanem, bazen seni gerçekten ihmal ettiğimin farkındayım. İstemeden sana kızıyorum(Hiç isteyerek yapar mıyım?), senin isteklerinin farkına varamıyorum bazen. Uyuman için seni zorluyorum. Ama lanet olası şu KPSS illetinden bir kurtulamadım ki? Ama emin ol hepsi senin için, senin geleceğin senin, mutluluğun için. Yoksa annen seni hiç üzer mi? Sen benim hayatımsın, canımsın, herşeyimsin. Ben herşeyimi sana adadım, senin tırnağın çizilse biliyorsun benim canım yanar. Ben seni çok seviyorum.

Sen annenin kusuruna bakma, Annen seni çok seviyor, ne yapıyorsa senin için yapıyor. Senden binlerce defa özür diliyorum. Anneyi affet. İlerde anlayacaksın tüm hayatımın senin için olduğunu. Tekrar tekrar söylüyorum seni çok seviyorum Paşam....
Annem, canım, bitanem, bazen seni gerçekten ihmal ettiğimin farkındayım. İstemeden sana kızıyorum(Hiç isteyerek yapar mıyım?), senin isteklerinin farkına varamıyorum bazen. Uyuman için seni zorluyorum. Ama lanet olası şu KPSS illetinden bir kurtulamadım ki? Ama emin ol hepsi senin için, senin geleceğin senin, mutluluğun için. Yoksa annen seni hiç üzer mi? Sen benim hayatımsın, canımsın, herşeyimsin. Ben herşeyimi sana adadım, senin tırnağın çizilse biliyorsun benim canım yanar. Ben seni çok seviyorum.
Sen annenin kusuruna bakma, Annen seni çok seviyor, ne yapıyorsa senin için yapıyor. Senden binlerce defa özür diliyorum. Anneyi affet. İlerde anlayacaksın tüm hayatımın senin için olduğunu. Tekrar tekrar söylüyorum seni çok seviyorum Paşam....
Etiketler:
Annesinden,
özür,
uyku problemi,
zor bir gün
Paşanın Sözlüğü
Berkant:manyak(berkant abi =manyak abi)
Kelebek:lebelek
Sakız:avava
Telefon:didit
Emzik:amama
Patates:patitis
Recep ivedik:yebeb ibedik
İkiden fazla olan herşey:3 6 10
Okul:bebebe
Hüseyin(yani babamız):düdeyin
Facebook: debuuuk
Çikolata:çoko
Birde kısaltmalar var;
Bekle yerine(çok uzun ya ):bek
Anne men cam bak: Ben camdan bakmak istiyorum
Daha o kadar çok tuhaf kelimelerin cümlelerin varki şimdi aklıma gelmiyor artık geldikçe buraya eklerim...
Kelebek:lebelek
Sakız:avava
Telefon:didit
Emzik:amama
Patates:patitis
Recep ivedik:yebeb ibedik
İkiden fazla olan herşey:3 6 10
Okul:bebebe
Hüseyin(yani babamız):düdeyin
Facebook: debuuuk
Çikolata:çoko
Birde kısaltmalar var;
Bekle yerine(çok uzun ya ):bek
Anne men cam bak: Ben camdan bakmak istiyorum
Daha o kadar çok tuhaf kelimelerin cümlelerin varki şimdi aklıma gelmiyor artık geldikçe buraya eklerim...
Etiketler:
Annesinden,
çocuk dili,
ilk sözcükler,
kelimeler,
sözlük
20 Haziran 2010 Pazar
Teşekkürler Paşam
Paşam büyümüşte bozuk aksanı ile babasının babalar gününü kutlamış, yetinmemiş birde annesiyle birlik olup bana sürpriz hazırlamış. Dün anneyle organize olup alışverişe gidilmiş. Birkaç mağaza gezildikten sonra yaz ayına uygun bir gömlek alınmasına karar verilmiş. Alınan gömlek oldukça janjanlı bir hediye paketine dönüştürülmüş. Sabah kahvaltıdan sonra operasyona karar verilmiş. Kahvaltı biter bitmez Paşam önde anne arkada babaya doğru bir hücum ve "Baba nünun utlu ocun" nidaları ile operasyon başarı ile tamamlanmıştır.

Önce sağlıklı büyüdüğün için, hep yanımda olduğun için, beni hep sevdiğin için çok teşekkürler. Bugün baba olmanın tadına birkez daha vardım bunu bana tekrar yaşattığın için sonsuz teşekkürler Paşam.
Not: Paşam tüm babalara "Baba nünun utlu ocun" diyor!!!
Önce sağlıklı büyüdüğün için, hep yanımda olduğun için, beni hep sevdiğin için çok teşekkürler. Bugün baba olmanın tadına birkez daha vardım bunu bana tekrar yaşattığın için sonsuz teşekkürler Paşam.
Not: Paşam tüm babalara "Baba nünun utlu ocun" diyor!!!
Etiketler:
babalar günü,
Babasından,
hediye,
teşekkürler
14 Haziran 2010 Pazartesi
Ben Sizin Anladığınızdan Daha Büyüğüm
Ben bir çocuğum, bir çocuğum ama sizi sizin kadar iyi anlıyorum. Benim konuştuğum kadar anladığımı düşünüyorsanuz yanılıyorsunuz, ben daha fazlasını anlıyorum.
Daha küçücük bebek halimlede anlıyordum ama konuşamadığım için anlamadığımı düşünüyordunuz. Sadece agularıma anlam veremiyordunuz. Konuşma becerisi kazanamamam anlayamadığım anlamına gelmez. Biraz daha büyüdükçe kelime haznem gelişiyor, tek kelimelik cümlecikler kullanmaya başladım. Ama sizin anladığınız gibi mama dediğimde ben mama istiyorum değil mama bitti, mama getir gibi anlamlar yükleyerek farklı cümleler kullanıyorum. Siz bunları bilirseniz benim isteklerime daha kolay cevap verirsiniz diye düşünüyorum.

Konuşma böyle, peki anlamam; Cümleleri farklı anlamda kullandığıma göre daha fazla anlıyorumdur. Anne sen beni babama şikayet ederken bile seni çok iyi anlıyorum. Babamın çok kızdığında kullanmış olduğu kelimeleri de çok iyi anlayıp kelime hazneme yerleştiriyorum ve yeri geldiğinde kullanıyorum. Ben hala sosyal öğreniyorum yani sizi örnek alıyorum. Bunu sadece yaptıklarınızla değil kullandığınız kelimeleri de bir model olarak alıyorum. Benim için herşeyi bilen herşeyi en iyi yapan siz değil misiniz? Bundan sonra kendi aranızda yada kendi kendinize konuşmalarınıza dikkat edin.
Peki ya izlediğiniz programlar benim seviyeme uygun mu? Şiddet, korku, cinsellik hepsini barındırıyor. Bende bunları anlıyor ve rahatsız oluyorum. Programlara bakmadan önce benim seviyemi bir düşünün.
Bundan sonra eminim benim duygularımı anlamak daha kolay olur. Sadece yapacağınız hareketlerinize, konuşmalarınıza, benim anlatmak istediklerime dikkat etmek.
Sevgili anneler ve babalar; Bir çocuk gözüyle diyorumki çocuklar düşündüğünüzden daha
büyük, bundan sonra seçtiğiniz kelimelere daha dikkat edin.
Daha küçücük bebek halimlede anlıyordum ama konuşamadığım için anlamadığımı düşünüyordunuz. Sadece agularıma anlam veremiyordunuz. Konuşma becerisi kazanamamam anlayamadığım anlamına gelmez. Biraz daha büyüdükçe kelime haznem gelişiyor, tek kelimelik cümlecikler kullanmaya başladım. Ama sizin anladığınız gibi mama dediğimde ben mama istiyorum değil mama bitti, mama getir gibi anlamlar yükleyerek farklı cümleler kullanıyorum. Siz bunları bilirseniz benim isteklerime daha kolay cevap verirsiniz diye düşünüyorum.
Konuşma böyle, peki anlamam; Cümleleri farklı anlamda kullandığıma göre daha fazla anlıyorumdur. Anne sen beni babama şikayet ederken bile seni çok iyi anlıyorum. Babamın çok kızdığında kullanmış olduğu kelimeleri de çok iyi anlayıp kelime hazneme yerleştiriyorum ve yeri geldiğinde kullanıyorum. Ben hala sosyal öğreniyorum yani sizi örnek alıyorum. Bunu sadece yaptıklarınızla değil kullandığınız kelimeleri de bir model olarak alıyorum. Benim için herşeyi bilen herşeyi en iyi yapan siz değil misiniz? Bundan sonra kendi aranızda yada kendi kendinize konuşmalarınıza dikkat edin.
Peki ya izlediğiniz programlar benim seviyeme uygun mu? Şiddet, korku, cinsellik hepsini barındırıyor. Bende bunları anlıyor ve rahatsız oluyorum. Programlara bakmadan önce benim seviyemi bir düşünün.
Bundan sonra eminim benim duygularımı anlamak daha kolay olur. Sadece yapacağınız hareketlerinize, konuşmalarınıza, benim anlatmak istediklerime dikkat etmek.
Sevgili anneler ve babalar; Bir çocuk gözüyle diyorumki çocuklar düşündüğünüzden daha
büyük, bundan sonra seçtiğiniz kelimelere daha dikkat edin.
Etiketler:
bebeklerde anlama,
bebekleri anlamak,
çocukları anlamak,
Paşadan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)