10 günlüktü Paşam, iznim bitmişti, Van' a geri dönmem gerekiyordu. Çok acı geliyordu, daha kokunu ezberime alamamıştım. Gittim. Tam iki ay bouynca sadece resimlerine bakıp sevebiliyordum Paşamı. Derken bir tatil daha, uçarak gittim yine yanına. Kapıda bir aldım kucağıma, bıraksalar kaldığım bütün günlerde yanımda taşıyacaktım Paşamı. Sayılı gün saydım geçti. Yine ayrılık, yine resimlere mecburiyet. Nasıl büyüdüğünü resimleri elimde hızlıca oynatarak film şeridi yapıyordum. Sensiz, kokunsuz tam 4 ay, 4 ayı geçirdim oralarda. Artık günleri değil, saatleri değil, dakikaları sayıyordum içimden. Saatleri bir saat ileri aldığımız günü içimde milli bayram ilan etmiştim. Tak kurdum içime, resmi törenlerle eğlendim.
Ve bitti artık Paşamın yanına son kez gelişimdi. İçimde çığlık atıyordu kalbim. Kapıda annesinin kucağında, ateşliydi. Nasıl olur? 4 ay sonra kavuştuğum gün harekete geçmiş mikroplar, Paşamı ateşe vermişler. İlk defa ateşli bir çocuğum oluyordu. Ben gelmeden gerekenler yapılmış, elma sirkesi bile kullanılmış. Ve kavuşma bitmişti. Yanındaydım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder